Türk MitolojisiBlogGizemKültür ve Sanat

Tamag: Eski Türklerin Korkulu Rüyası

Tamag Nedir

Tamag, eski Türklerin inanç dünyasında önemli bir yere sahip olan bir kavramdır. Bugünkü cehennem kavramının eşanlamlısı olarak kabul edilir. Ancak, Tamag’un anlamı sadece bir cezalandırma yeriyle sınırlı değildir, aynı zamanda karanlık, kapalı bir yer olarak da tasvir edilir.

Eski Türk inancına göre, Tamag öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittikleri bir yerdi. İslam inancının etkisiyle, Tamag hakkında geniş betimlemeler yapılmış ve farklı fikirler ortaya atılmıştır. Ancak, bütün görüşlerin ortak noktası, bu yerin ateşle ilişkilendirilmesidir.

Hakaslar arasında, Tamag’ı yöneten Tamı Han adında bir tanrı figüründen bahsedilirken, Eski Türklerin Tamag’ı yeraltında olduğuna inandıkları bilinmektedir. Tamag’ın efendisi olarak kabul edilen Erlik Han, günahkarları cezalandırmakla görevlidir ve bu yüzden Tamag, korku ve endişenin simgesi haline gelmiştir. Karşıtı olarak ise Uçmag düşünülür.

image 186 2
Tamag: Eski Türklerin Korkulu Rüyası 6

Etimolojik Kökeni ve Anlamları

Tamag kelimesinin kökeni, Türkçe “tam” veya “dam” kökünden türemiştir. Bu kök, kapalı ve karanlık bir yeri ifade eder. Sanskritçe’deki “tamas” (karanlık) sözcüğüyle de bağlantılı olduğu düşünülür. Moğolca ve Tunguzca’daki “tama” sözcüğü ise toplanmak veya bir araya gelmek anlamına gelir.

Ayrıca, Türkçede “tam” kökü yakmak anlamını da taşır ve “tamız”, “tamur” gibi sözcükler bu anlamı içerir. Arapça’daki “tandır” veya “tandur” sözcüğünün de aslen Türkçedeki “tamdur” biçimiyle var olduğu ve zamanla dönüşerek “tandır” halini aldığı öne sürülebilir. “Tamug” kelimesi, Divanü Lügati’t-Türk’te “Tamu” olarak geçer ve bu, dildeki evrim sürecini yansıtır.

Kazırgan: Cehennemin Derinlikleri

Kazırgan, Türk ve Altay halk inancında ve mitolojisinde kullanılan bir terimdir ve genellikle cehennem çukuru anlamında kullanılır. Kötü ruhların doğruluğa gelmesi için geçici bir süre kaldığı ateş çukurunu ifade eder. “Kazmak” fiiliyle aynı kökten gelen bu kelime, derinlik ve karanlık bir yerin imgelerini çağrıştırır.

Türk ve Altay halk inanışında, Kazırgan genellikle cehennem ya da yeraltı dünyasının diğer adı olarak da tanımlanabilir. Bu terim, cehenneme atılan kötü ruhların yolu üzerinde bulunan bir çukuru ifade eder. Ayrıca, Altay mitolojisinde de Kazırgan, ölülerin ruhlarının geçiş evresi olarak görülür.

Kazırgan, Türk ve Altay halk inanışında genellikle korkutucu bir imge olarak kullanılır. Anlamıyla ilişkili olan “kazmak” fiili ise, yeryüzünün gizemli derinliklerine ulaşmayı, bilinmeyenleri keşfetmeyi ya da kötülükleri yok etmeyi simgeler.

Kazma aracını kullanarak delip kazan kişi ya da varlıkların, cehennem çukuruna atılarak cezalandırılması inancı da bu terimle ilişkilendirilir.

Bazı hikayelere göre, Kazırgan’ın en derin noktalarında büyük bir alev topu bulunur ve bu ateş, kötü niyetli ruhları yakarak onları ıstırap içinde bırakır. Ancak bazı inanışlarda, doğru yolu bulup tövbe eden ruhların da Kazırgan’dan geçerek temizleneceği düşünülür.

Kazırgan, Türk ve Altay halklarının kültüründe önemli bir yer tutar ve birçok efsanenin konusu olmuştur. Bu terim, insanların doğaüstü korkularını ve meraklarını yansıtan derin bir semboldür.

Ruh
Ruh

Cehennem: Farklı İnançlarda Bir Korku Noktası

Cehennem kavramı, çeşitli inançlarda ölüm sonrası ceza çekilen ateşli bir yer olarak tasvir edilir. İnanca bağlı olarak cehennemde kalma süresi değişebilir ve günah borcu ödenince cennete gidilebilir veya sonsuza dek ateşte yanmak gibi değişiklikler gösterebilir.

Kelimenin kökeni, İbranice “Gehinnom” (Hinnom vadisi) teriminden gelir ve bu terim, Kudüs yakınlarında kurbanların yakıldığı bir yerin adıdır. Farklı mitoloji ve kültürlerde, cehennem genellikle korkunç ve karanlık bir çukur olarak tasvir edilir ve kötülerin cezalandırıldığı bir yer olarak kabul edilir.

Çeşitli dinlerde de cehennem, kişinin günahlarına ve suçlarına göre farklı cezaların uygulandığı bir yer olarak tanımlanmıştır. İngilizcede cehennem anlamına gelen “hell” kelimesi de köken itibariyle, İskandinav mitolojisinde yeraltı dünyanın tanrısı Hel’e atıfta bulunur.

Cehennem konusu insanlık tarihi boyunca merak uyandırmış ve farklı kültürlerde çeşitli inançlar ve yorumlarla değerlendirilmiştir. Bazı dinlerde cehenneme sürekli bir işkence yerine, kişinin suçlarından pişmanlık duyup tövbe etmesiyle kurtulabileceği düşünülmektedir. Ancak genel olarak cehennem, kötülerin ve günahkarların sonsuza kadar cezalandırılacağı bir yer olarak kabul edilmektedir.

Ünlü İtalyan şair Dante’nin “İlahi Komedya” adlı eserinde de cehennem, günahlarını itiraf etmeyen ve pişmanlık duymayan kişiler için bir ceza yeridir. Ancak Dante, eserinde cehennemi aşamalar halinde tasvir eder ve insanın iç dünyasından gelişmiş bir sembolizmle anlatır. Günümüzde ise cehennem, insanlığın içinde bulunduğu kötü durumu ifade etmek için kullanılan bir sözcük olarak sıklıkla kullanılır.

İslam’da Cehennem: Ahiretten Korku Verici Bir Manzara

İslam dininde cehennem, ahiretteki bir azap yeridir. İnsanların dünyadaki davranışlarına ve inançlarına bağlı olarak cennete veya cehenneme gidecekleri inancı hakimdir. Cehennemdeki azap, farklı derecelerde ve türlerde olabilir ve bu, insanların dünyadaki yaşamlarına göre belirlenir.

Cehennem, ölünceye kadar insanın kendisini arındırabileceği son şanstır. Dünya hayatında, kişi doğru yolu seçip Allah’ın emirlerini yerine getirerek ahiretteki ebedi hayatını kurtarabilir. Ancak, kişi ne kadar günahkar olursa, cehennemde o kadar acılar çekeceği düşünülür. Cehennemde en büyük ceza, Allah’ın rızasını kazanmaktan uzaklaştığı için sıkıntı çeken kişinin kendisidir.

Cennete gitmek için ise iman ve ibadetlerin yanı sıra, kişinin dünyada doğruluktan, merhametten ve adaletten ayrılmaması gerektiği öğretilir. Cehennemdeki acılar ise, insanın yüz yıl bile yaşasa, dünya hayatını hatırlayarak yaşadığı acıların hiçbir anlamı kalmayacağı inancına dayanır. Cennettekise insan, Allah’ın sonsuz rahmeti ve nimetleriyle ödüllendirilecektir. İnsanın hayatının amacı da, Allah’ın rızasını kazanmak ve cehennem azabından kurtulmaktır.

Bu nedenle İslam dininde cehennem, insanları düşündürerek ve doğru yoldan sapmaktan alıkoyarak, onları ahiret hayatına hazırlamayı amaçlar.

İslam inancına göre cehennem, korku ve endişenin kaynağıdır ve Müslümanlar için cennetle karşılaştırıldığında korkutucu bir manzara sunar.

Cehennem, insanların hem bu dünyadaki davranışlarının hem de ahiretteki sonuçlarının bir yansımasıdır. Bu nedenle, çeşitli kültürlerde ve inanç sistemlerinde cehennem kavramı, insanların korku ve endişelerini yansıtan derin ve karanlık bir sembol olarak kabul edilir.

yer Altı dünyası
yer Altı dünyası

Uçmag: Tamag’ın Karşıtı

Uçmag, eski Türk inancında Tamag’ın karşıtı olarak kabul edilir. Tamag, suçluların cezalandırıldığı karanlık ve korkutucu bir yerken, Uçmag ise iyilik ve dürüstlüğün ödüllendirildiği bir yer olarak tasvir edilir.

Her iki kavram da ölümden sonraki yaşamda insanların ruhlarının gideceği yer olarak düşünülürdü. Tamag’ın derin, karanlık mağaralarla dolu bir yer olduğuna inanılırken, Uçmag ise yüksek tepelerde veya dağların zirvelerinde yer alır ve güneşin ölümsüz ruhlar üzerine doğrudan etkisi vardır.

Eski Türk toplumunda, insanların hayatları boyunca yapmış oldukları iyilikler ve kötülükler, ruhlarının Uçmag’a veya Tamag’a gitmesine sebep olurdu. Bu nedenle, insanlar iyi davranışlar sergileyerek ve kötülüklerden kaçınarak ruhlarının Uçmag’a gitmesini umut ederdi.

Uçmag, parlak ve aydınlık bir yer olarak tasvir edilir. Orada, ruhlar sonsuz mutluluk ve huzur içinde yaşarlar, güzel manzaralar eşliğinde dolaşırlar ve hiçbir acı ya da sıkıntı çekmezler. Tamag’da ise karanlık, ürpertici ve sıkıcı bir yer olarak görülür. Ruhsuz ve kötü insanlar, sonsuza dek orada cezalandırılır ve hiçbir mutluluk yaşayamazlar.

Tamag ve Uçmag, eski Türk toplumunda insanların kişisel davranışlarına ve ahlaki değerlerine önem verilmesini sağlayan kavramlardı. Bu inanışa göre, insanların yaşamları boyunca iyi ve doğru şeyler yapmaları, ölümlerinin ardından da mutlu bir hayata ulaşmalarını sağlardı. Bu nedenle, Uçmag’a gitmenin amacı, hayat boyu iyi bir insan olmak ve doğruluktan ayrılmamak olarak kabul edilirdi.

Eski Türklerin inanç sistemlerinde, Uçmag, yaşamın adil olduğu ve insanların doğruluklarına göre ödüllendirildiği bir yer olarak düşünülürdü. Tamag’dan farklı olarak, Uçmag, huzur ve mutluluğun simgesi olarak kabul edilir ve insanların iyi niyetleriyle dolu olduğu bir yer olarak tasvir edilir.

Ongun Han
Ongun Han

Efsaneler ve Mitolojik Hikayeler: Tamag’ın Korkunç Yolculuğu

Tamag, eski Türk mitolojisinde sıkça yer alan bir tema olmuştur. Birçok efsane ve hikaye, insanların Tamag’a giden yolculuklarını ve bu korkutucu yerde karşılaştıkları zorlukları anlatır. Bu hikayeler genellikle insanların günahlarıyla yüzleşmelerini ve cezalarını ödemelerini vurgular.

Tamag’a giden yolculuklar genellikle karanlık ve tehlikeli olarak tasvir edilir. Yolculuk boyunca, karakterler çeşitli engellerle karşılaşır ve kötülüklerine karşı mücadele etmek zorunda kalır. Ancak, bazı hikayelerde karakterler, Tamag’ı aşmayı başarır ve günahlarından arınarak geri dönerler. Bu hikayeler, insanın içsel gücünü ve iyiliğin zaferini vurgular.

Yolda, Tamag’ın gücünün zehirli etkilerine maruz kalanlar bile vardır ve bu yüzden yoldaşlarını kaybederler veya Tamag’ın kölesi haline gelirler. Tamag, her zaman kendi gücünü korumak için hile ve entrikalar kullanmaya hazırdır ve bu yüzden yol boyunca çeşitli tuzaklar kurar.

Ancak, cesaretli ve inançlı bir şekilde ilerleyenler, naçizane ve alçakgönüllü olanların ödüllendirileceği bir sona ulaşır. Birçoğunun hayatını kaybettiği veya Tamag’ın yanında kalmayı seçtiği bu yolculuklarda, geri dönebilenler ebediyen değişmiştir ve artık Tamag hakkında başka bir bakış açısına sahiptirler.

Tamag’ın yolculuğu, insanın zorluklar karşısında güçlü olabileyetini ve kişiliğinin derinliklerindeki iyiliği keşfetmesini sağlar. Sonunda, Tamag’ın zorlu yolu, bir insanın ruhunun en karanlık yönlerini dönüştürebileceği ve aydınlatabileceği bir yolculuktur.

Kültürel ve Tarihsel Etkiler: Tamag’ın Mirası

Tamag kavramı, Türk kültüründe ve tarihinde derin bir etkiye sahiptir. Eski Türklerin inanç sistemleri ve mitolojileri, Tamag’ın insanların vicdanlarında yarattığı korkuyu ve endişeyi yansıtır. Aynı zamanda, Tamag’ın varlığı ve anlamı, toplumun ahlaki ve etik değerlerini şekillendirmede önemli bir rol oynamış olabilir.

Bugün, Tamag kavramı hala Türk mitolojisinde ve kültüründe önemli bir yer tutar. Eski efsaneler ve hikayeler, bu kavramın günümüze kadar nasıl yaşadığını ve değiştiğini gösterir. Ayrıca, modern Türk edebiyatı ve sanatı da Tamag’ın etkilerini taşır ve bu kavramın derinliklerini keşfetmeye devam eder.

Sonuç: Tamag’ın Gölgesi

Tamag, eski Türklerin inanç dünyasında korku ve endişenin bir simgesi olarak kabul edilir. Bu kavram, insanların günahlarının ve kötülüklerinin cezasını çekecekleri karanlık ve korkutucu bir yer olarak tasvir edilir. Ancak, Tamag aynı zamanda insanların vicdanlarında yarattığı bir korku ve endişenin de bir yansımasıdır.

Eski Türk mitolojisinin ve inançlarının bir parçası olarak, Tamag, kültürel ve tarihsel açıdan büyük bir öneme sahiptir. Bugün hala Türk kültüründe ve sanatında izlerini taşır ve insanların hayal güçlerini ve düşüncelerini etkiler. Tamag, eski bir efsane olabilir, ancak etkisi hala güçlü ve derindir ve Türk kültürünün bir parçası olarak varlığını sürdürmeye devam eder.

1. Tamag nedir ve nasıl kullanılır?

Soru: Tamag, eski Türk inancında ne anlama gelir?

Cevap: Tamag, eski Türk inancında bugünkü cehennem kavramının eşanlamlısı olarak kabul edilir. Öldükten sonra suçluların cezalandırılmak üzere gittikleri bir yer olarak tasvir edilir.


2. Tamag’ın etimolojisi nedir?

Soru: Tamag kelimesi nereden gelmektedir?

Cevap: Tamag kelimesi, Türkçe “tam” veya “dam” kökünden türetilmiştir. Ayrıca, Moğolca ve Tunguzca’daki “tama” sözcüğü toplanmak veya bir araya gelmek anlamına gelir.


3. Kazırgan ne anlama gelir?

Soru: Kazırgan terimi neyi ifade eder?

Cevap: Kazırgan, Türk ve Altay halk inancında cehennem çukuru anlamında kullanılır. Kötü ruhların doğruluğa gelmesi için geçici bir süre kaldığı ateş çukurunu ifade eder.


4. Cehennem kavramı hangi inançlarda yer alır?

Soru: Cehennem, hangi inançlarda ölüm sonrası ceza çekilen bir yer olarak gösterilir?

Cevap: Cehennem kavramı, çeşitli inançlarda, özellikle İslam, Hristiyanlık ve Musevilik gibi semavi dinlerde ölüm sonrası ceza çekilen bir yer olarak tasvir edilir.


Referans Kaynakları:

  1. Türk Mitolojisi Ansiklopedik Sözlük, Celal Beydili, Yurt Yayınevi.
  2. “Cehennem”, İslam Ansiklopedisi, TDV İslam Araştırmaları Merkezi.
  3. “Tamag ve Kazırgan”, Türk Söylence Sözlüğü, Deniz Karakurt, Destek Yayınları.

Mitolog

Mitolog; Mitoloji.org.tr sitesinin kıdemli yazarı ve araştırmacıdır efem:))

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu