Gizem

Nazar ve Nazar Değmesi

Nazar, halk arasında “göz değmesi” olarak bilinen ve genellikle bir kişinin güzel bir özelliği, başarısı veya mutluluğu kıskanıldığında oluştuğuna inanılan bir durumdur. Bu olgu, birçok kültürde ve inanç sisteminde yer bulmuş ve yüzyıllar boyunca insanlar arasında farklı şekillerde yorumlanmıştır. Bu makalede, nazar kavramının tarihçesi, dini ve kültürel boyutları, bilimsel yaklaşımlar, korunma yöntemleri ve modern hayattaki yansımaları ele alınacaktır.

Nazar Kavramının Tarihçesi ve Kökeni

Nazar inancı, insanlık tarihi kadar eskiye dayanan bir fenomendir. İlk yazılı kaynaklara göre, Eski Mısır, Mezopotamya ve Antik Yunan medeniyetlerinde nazar kavramına dair izler bulunmaktadır. Eski Mısırlılar, insan ruhunun gözlerde yoğunlaştığına inanır ve kötü niyetli bir bakışın zarar verebileceğini düşünürlerdi. Mezopotamya’da ise nazarın etkilerini azaltmak için koruyucu muskalar ve semboller kullanılmıştır.

Antik Yunan’da nazar, “kötü göz” anlamına gelen “baskanos” kelimesiyle anılmıştır. Bu inanç, daha sonra Roma İmparatorluğu’na yayılmış ve Avrupa kültüründe yer edinmiştir. Orta Doğu’da nazar inancı, özellikle İslamiyet’in yayılmasıyla daha sistematik bir şekilde ele alınmış ve korunma yöntemleri geliştirilmiştir.

Slav folklorunda çocuklarına nazarı değdiği için kendini kör eden bir adama dair anlatılan bir masal “nazar” inanışının ne derece güçlü olduğunu göstermektedir. Pek çok kültürde gözün nesneleri çatlatabilecek hatta insanları öldürebilecek denli güçlü olduğuna inanılmakta bu yüzden mavi boncuk üzerine işlenen göz resminin bu kötü enerjiyi içine çekerek sahibini koruyacağına inanılmaktadır.

Nazar ve nazar değmesi
Nazar ve nazar değmesi

Bask halkının inanışında gözde birikmiş nazar gücü ‘betadur’ olarak adlandırılmaktaydı. Eski Yunanlılar ise gemilerin pruvasına büyükçe bir göz resmi çizerek nazarı engelleyeceklerine inanmaktaydı. İtalyanlar nazara karşı corno (boynuz) ve figga adını verdikleri nazarlıkları Ortadoğu’da hamsa (Fatima’nın eli), nazar boncuğu ve muska gibi nesneler kişilerin (özellikle çocukların) üzerinde taşınmaktaydı. Bazı Asya toplumlarında yine nazara karşı çocukların gözlerinin etrafına siyah boya sürülmekte, Hindistan’da ise yeni evlenen çiftler kem gözlerden korunmak için –muhtemelen bakanı şaşırtmak amacıyla- karşı cinsin kıyafetlerini giymektedir.

Bazı Afrikalı kabileler ağız açıkken ruhun vücudu terk etmesinin daha kolay olduğuna inandığından nazarın yemek yerken insanı daha çok etkilediğini düşünmekte bu yüzden yemekler asla açık alanda veya yabancıların yanında yenilmemektedir.

Anadolu’da kötü bir olayın gerçekleşmesi doğaüstü bir sebebe yüklenmekte ve nazar değmesi olarak adlandırılmaktadır. Nazar sadece insanlara değil, mala mülke, hayvanlara da değebilmekte bu yüzden ‘nazarlık’ veya ‘nazar boncuğu’ adı verilen tılsımları kullanmak gerekmektedir. Nazar, sadece kötü niyetten ve kıskançlıktan kaynaklanmayıp, aşırı hayranlık ve sevgide nazar değmesine yol açabilmekte, özellikle mavi gözlülerin potansiyel nazar gücü olduğuna inanılmaktadır.

Nazarın Dini ve Kültürel Boyutları

İslamiyet’te Nazar

İslamiyet’te nazar, hem Kur’an-ı Kerim’de hem de Hz. Muhammed’in hadislerinde yer bulmuş bir kavramdır. Kur’an-ı Kerim’de, nazarın varlığına işaret eden ayetler bulunmaktadır. Özellikle Kalem Suresi 51. Ayet, nazar ile ilişkilendirilmektedir:

“Neredeyse inkâr edenler, zikri işittiklerinde seni gözleriyle devireceklerdi…”

Hz. Muhammed, nazarın gerçek olduğunu ve zarar verebileceğini belirtmiş, korunmak için belirli dualar ve yöntemler önermiştir. Bu dualardan en bilineni, Felak ve Nas sureleridir. Ayrıca, nazardan korunmak için Allah’a sığınmanın önemi vurgulanmıştır.

Hristiyanlık ve Yahudilikte Nazar

Hristiyanlık ve Yahudilikte de nazar inancına rastlanır. Hristiyan ikonografisinde Meryem Ana’nın tasvirlerinde kullanılan “Tanrı’nın Gözü” simgesi, bir koruyucu unsur olarak kabul edilmiştir. Yahudilikte ise Hamsa Eli, nazara karşı koruma sağlayan bir sembol olarak görülür.

Türk Kültüründe Nazar

Türk kültüründe nazar, günlük yaşamın bir parçasıdır. Özellikle Anadolu’da nazar boncuğu, kötü enerjileri uzaklaştırdığına inanılan bir objedir. Nazar boncuğu, mavi rengin koruyucu gücüne olan inançla yapılmış ve neredeyse tüm toplum kesimlerinde kullanılmıştır. Yeni doğan bebeklere, yeni alınan eşyalara ya da başarılı insanlara nazar değmemesi için boncuk takılır veya dualar okunur.

Nazarın Psikolojik ve Sosyolojik Etkileri

Nazar, sadece inanç boyutuyla değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyolojik etkileriyle de incelenebilir. İnsanlar, başarılarının ya da güzelliklerinin başkaları tarafından kıskanılması durumunda bir tedirginlik hissedebilir. Bu durum, kişinin kendine olan güvenini sarsabilir ve stres yaratabilir. Ayrıca, toplumda nazar inancının güçlü olduğu yerlerde bireyler, kendilerini daha fazla saklama eğilimi gösterebilirler. Örneğin, başarılarını paylaşmaktan çekinebilir veya mutluluklarını gizlemeye çalışabilirler.

image 173
Nazar ve Nazar Değmesi 14

Bilimsel Yaklaşımlar

Bilimsel açıdan bakıldığında, nazar olgusunun fiziksel bir temeli olmadığı, ancak psikolojik etkilerinin olduğu söylenebilir. Psikosomatik hastalıklar kavramı, kişinin inanç ve duygularının fiziksel rahatsızlıklara yol açabileceğini göstermektedir. Bir kişi, nazara maruz kaldığına inanırsa, bu inanç stres ve kaygı düzeyini artırabilir, bu da çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir.

Ayrıca, “göz teması” ve “bakışların gücü” üzerine yapılan bazı araştırmalar, insanlar arasındaki iletişimde gözlerin önemli bir rol oynadığını ortaya koymuştur. Ancak bu, nazarın bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek olduğunu değil, sadece insan psikolojisinin bakışlarla nasıl etkilenebileceğini göstermektedir.

Nazar Değmesinden Korunma Yöntemleri

Nazar değmesinden korunma yöntemleri, kültürden kültüre değişiklik göstermektedir. Bazı yaygın yöntemler şunlardır:

  1. Dualar ve Ayetler: Felak ve Nas surelerinin okunması, İslam toplumlarında en sık başvurulan yöntemlerden biridir.
  2. Tütsü ve Muska: Anadolu’da, tütsü yakmak ya da özel dualar içeren muskalar taşımak geleneksel yöntemler arasındadır.
  3. Tuz ve Su: Bazı kültürlerde tuz dökmek veya su serpmenin nazardan koruyucu etkisi olduğuna inanılır.

Mavi boncuk veya mavi gözlü nazarlıklar yarar sağlamaz aksine daha da negatif enerjileri çektiği Havas İlmi ile uğraşanlar tarafından belirtilmiştir. Ayrıca şeytanı da temsil ettiği söylenmektedir.

image 134
Nazar ve Nazar Değmesi 15

Modern Hayatta Nazar

Günümüzde nazar inancı, geleneksel anlamını korurken, modern hayatta farklı şekillerde kendini göstermektedir. Örneğin, sosyal medyada insanların başarılarını, mutlu anlarını ya da güzelliklerini paylaşmaları, nazar inancını yeniden gündeme getirmiştir. İnsanlar, sosyal medyada nazar değmesinden korktukları için fotoğraflarına nazar boncuğu emojileri ekleyebilir ya da nazara karşı koruyucu dualar paylaşabilirler.

Ayrıca, modern psikoloji ve kişisel gelişim alanında, nazar inancı “negatif enerji” kavramıyla ilişkilendirilmiştir. Bu bağlamda, nazardan korunmak için sadece fiziksel objelere değil, aynı zamanda zihinsel ve duygusal dengelere de önem verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

Nazar, hem tarihsel hem de kültürel olarak derin bir anlam taşıyan bir inançtır. Geçmişten günümüze, insanlar nazarın varlığına inanmış ve ondan korunmak için çeşitli yöntemler geliştirmiştir. Bilimsel olarak somut bir temeli olmasa da, nazar inancı insanların psikolojisini ve sosyal davranışlarını etkileyen bir olgudur. Günümüzde de hem geleneksel yöntemlerle hem de modern yaklaşımlarla bu inanç varlığını sürdürmektedir. Nazar, insanların iç dünyalarını ve çevrelerindeki enerjiyi anlamalarına yardımcı olan bir metafor olarak değerlendirilebilir.

Daha Fazla Göster

Umay

Merhaba ben Umay. Sizlere elimden geldiğince faydalı bilgiler ve içerikler sunmak hedefim. Sevgi ve saygılar

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu