
Panigingarra, Mezopotamya mitolojisinde Adab şehrinin koruyucu tanrısıdır. Ninhursag ve Šulpae‘nin oğludur, Ninurta ile özdeşleştirilmiştir. Eski Babil belgelerinde adı d Pa-an-ni-gá-ra olarak kısaltılmıştır.
Panigingarra
Panigingarra, antik Adab şehrinde tapınılan bir Mezopotamya tanrısıdır. Adab, bugünkü Irak’ta bulunan erken dönem şehirlerinden biriydi ve Panigingarra, bu şehrin hem dini hem de sosyal yaşamında merkezi bir rol oynamıştır. “EN ku-dur-ri” unvanıyla, “kudurru”nun efendisi olarak bilinir; kudurru, arazi sahipliğini ve yasal işlemleri kaydeden sınır taşlarıydı.
Adab’da Panigingarra’ya adanmış birkaç tapınak vardı: Eursag[…], Emetuersag (Kish’teki Zababa ile bağlantılı), Enigurru (Ishtar ile paylaşılan), Eutul (sürü evi) ve adı bilinmeyen bir diğeri. Ailesi, bereket tanrıçası Ninhursag ve Jüpiter gezegeniyle bağlantılı Šulpae’den oluşur; kardeşi Ashgi ile sıkça anılır.
Panigingarra, “Adab’dan Üç Öküz Sürücüsü” adlı mizahi bir hikayede “bilge, âlim, Adab’ın tanrısı” ve “kâtip” olarak tasvir edilir, mahkeme süreçlerini parodileştiren bir anlatıda yer alır. Bu, onun sadece ciddi bir tanrı değil, aynı zamanda halk kültüründe de yer aldığını gösterir.
Mezopotamya mitolojisi, insanlık tarihinin en eski ve karmaşık inanç sistemlerinden biridir. Bu zengin panteonda, her şehir-devletin kendi koruyucu tanrısı bulunurdu ve Panigingarra, Adab’ın bu figürü olarak öne çıkar.

Tarihsel ve Kültürel Bağlam
Mezopotamya, Dicle ve Fırat nehirleri arasında uzanan bereketli bir bölgeydi ve burada Sümerler, Akadlar, Babilliler gibi uygarlıklar gelişti. Adab, Erken Hanedanlık Dönemi’nde (yaklaşık MÖ 2900-2350) önemli bir şehir-devletti ve bugünkü Irak’ta yer alır. Şehir, tarım ve ticaretle geçinen bir toplumdu ve dini yaşam, günlük yaşamın merkezindeydi. Tanrılar, şehirlerin koruyucusu olarak görülür ve Panigingarra, Adab’ın bu koruyucu rolünü üstlenmişti.
Panigingarra’nın adı, farklı varyasyonlarla bilinir: Paniĝinĝarra, Paniĝara ve Eski Babil belgelerinde d Pa-an-ni-gá-ra olarak kısaltılmıştır. Bu isimlerin kullanımı, onun kültünün zamanla nasıl evrildiğini ve farklı dönemlerde nasıl anıldığını gösterir. Adının kökeni ve anlamı tam olarak bilinmese de, bu varyasyonlar onun yerel önemini ve yaygınlığını yansıtır.

Unvanı ve Rolü: Kudurru’nun Efendisi
Panigingarra’nın “EN ku-dur-ri” unvanı, yani “kudurru’nun efendisi” olması, onun rolü hakkında önemli ipuçları verir. Kudurru, Mezopotamya’da arazi sahipliğini ve yasal işlemleri kaydeden sınır taşlarıydı. Bu taşlar, genellikle lanetlerle korunurdu ve mülkiyet haklarını güvence altına alıyordu. Panigingarra’nın bu unvanı, onun Adab’da hukuki düzen ve mülkiyet güvenliğiyle bağlantılı olduğunu gösterir. Bu, özellikle tarım toplumlarında arazi sınırlarının korunmasının hayati önem taşıdığı bir dönemde, onun şehirdeki sosyal ve ekonomik düzenin bir sembolü olduğunu düşündürür.
Meli-Shipak dönemine ait bir yazıt, bu unvanı doğrular ve Panigingarra’nın kudurru ile olan bağını pekiştirir. Bu, onun sadece dini bir figür değil, aynı zamanda şehir yönetiminde ve hukuki süreçlerde bir rol oynadığını gösterir. Belki de Adab halkı, arazi anlaşmazlıklarında veya sınır ihlallerinde Panigingarra’ya dua eder, onun adaletini ve koruması arardı.

Kudurru
Kudurru, MÖ 16. ve 7. yüzyıllar arasında antik Babil’de Kassitler ve sonraki hanedanlar tarafından
vasallara verilen toprak hibelerinin kaydı ve sınır taşı olarak kullanılan bir tür taş belgeydi. Orijinal kudurru genellikle bir tapınakta saklanırken, araziyi hibe eden kişiye yasal mülkiyeti doğrulamak için kullanması için bir kil kopyası verilirdi.
Kudurrular genellikle “antik kudurrular” olarak adlandırılan, üçüncü binyıldan kalma (tipik olarak Sargon ve Ur III) toprak hibe taşlarıyla ilişkilendirilir; bunlar benzer bir amaca hizmet eder, ancak kudurru kelimesi 2. binyıla kadar ortaya çıkmamıştır.
Nesneler geleneksel olarak Akadaş “sınır” veya “hudut” anlamına gelen kudurru olarak adlandırılır. Çünkü erken dönem epigrafistleri bu kelimeyi metinde sık sık bulmuş ve bunların aslında tapınaklar değil, tarım alanlarına yerleştirildiğini varsaymışlardır.
Kudurru’nun ana grubu konusunda fikir birliği olsa da, kil çiviler gibi görüşlerin bölündüğü başka “tartışmalı kudurru”lar da vardır. Kudurrular genellikle kendilerine taş veya stel anlamına gelen narû derlerdi (bazen kudurru , asumittu veya abnu olarak). Bilinen 160 kudurru’nun yaklaşık üçte biri, Elamlılar Mezopotamya’yı fethettiğinde götürüldükleri Susa’daki tapınaklarda bulunmuştur.
Babil’de kazılanların yarısı da tapınaklarda bulunmuştur. Yükseklikleri 10 cm (3,9 inç) ile 1 m (3 ft 3 inç) arasında değişir ve üzerlerindeki yazıtlar 39 ile 390 satır arasında değişir. Örnekler Louvre , British
Müze ve Irak Ulusal Müzesi’nde bulunmaktadır.İkinci İsin Hanedanlığı’ndan Marduk-nadin-ahhe’nin (MÖ 1095-1078) bir kudurru’su Warwick Müzesi’nde bulunmaktadır.
Bu hükümdarın uzun ve esasen tamamlanmış bir başka kudururu’su Ktesifon yakınlarında bulunmuş ve Bağdat Müzesi’nde tutulmaktadır. Bunlar, kudurru kullanımının Kassit Hanedanlığı’nın sona ermesinden sonra birkaç yüzyıl daha nasıl devam ettiğinin örnekleridir. Bilinen son kudurru, Babil hükümdarı Ashur-nadin-shumi’ye (MÖ 700-694) aittir.
Çoğu kudurru arazi hibelerini kaydederken bazıları başka amaçlara hizmet eder. Nebukadnezar I’in (MÖ 1121-1100) iki kudurrusu, Elamlılar üzerindeki zaferini ve yıllar önce ele geçirilen Babil şehir tanrısı Marduk’un kült heykelini kurtarmasını sağlar.
Nabu-apla-iddina’nın (MÖ 886-853) saltanatından bir diğer örnek, Suteanların Babil’deki çeşitli kült merkezlerini ele geçirmesiyle MÖ 1100 civarında kaybedilen Sippar şehir tanrısı Şamaş’ın kurtarılmasını anar.
Bu, hükümdar Simbar-shipak (MÖ 1021-1004) tarafından bir yedek olarak dikilen bir güneş diskinin yerini aldı. Diğer kudurrular, genellikle can kaybının söz konusu olduğu yasal davaları kaydeder ve burayı hükümdarın alanı haline getirir. Son olarak, bazı kudurrular, prebendlerin (tapınaklar veya rahipler için arazi geliri) hediyelerini veya bireyler için vergilerden veya emekten kraliyet muafiyetini kaydeder.
Kudurru’nun bazı özellikleri isteğe bağlı olan standart bir formatı vardır.
Şunları içerirler:
- Kudurru’nun arazi verme niyetinin açıklaması, vb. Bunu açıklayan, uygun şekilde kralı, hibe alan kişiyi veya davalıyı gösteren bir kabartma olabilir.
- Tanrılara kudurruyu tanımaları ve onaylamaları ve amacı ihlal eden veya taşa zarar veren herkesi lanetlemeleri çağrısı. Bu çağrıyı güçlendirmek için stele üzerinde ilgili tanrıların sembolleri olabilir. Bu semboller yıllar boyunca çok fazla spekülasyona neden olmuştur, bunların bir kısmı kronolojiktir.
Kudurru örnekleri
- Enlil-bānī arazi hibe kudurru
- Nazimaruttaş kudurru taşı
- Kaštiliašu’nun Kudurru’su
- Ḫunnubat-Nanaya kudurru’ya arazi hibesi
- Meli-Shipak II tarafından Marduk-apla-iddina I’e arazi hibesi
- Takil-ana-ilīšu kudurru Malikanesi
- Hasardu kudurru’ya arazi hibesi
- Marduk-zākir-šumi kudurru’ya arazi hibesi
- Munnabittu kudurru’ya arazi hibesi
- Gula’nın Kudurru’su
- Šitti-Marduk için Kudurru
- Eanna-shum-iddina kudurru
- Marduk-nadin-ahhe kudurru
- Marduk-zakir-şumi ve kudurru
- Marduk-apal-iddina II kudurru
Tapınakları: Adab’ın Dini Merkezleri
Panigingarra’ya adanmış birkaç tapınak, Adab’daki dini yaşamın zenginliğini yansıtır. Bu tapınaklar, hem tanrının farklı yönlerini hem de şehrin çeşitli ihtiyaçlarını temsil ederdi:
Tapınak Adı | Anlamı ve Bağlantıları |
---|---|
Eursag[…] | Adı eksik, ancak Rim-Sîn I of Larsa’nın yazıtında anılır. |
Emetuersag | “Kahramanlığa layık ev,” Kish’teki Zababa ile bağlantılı. |
Enigurru | “Korkuyla kaplı ev,” Ishtar ile paylaşılan, Nippur kraliçesi. |
Eutul | “Sürü evi,” pastoral yaşamla bağlantılı olabilir. |
Bilinmeyen Adlı | Adı korunmamış, ancak Adab’da olduğu düşünülüyor. |
Bu tapınaklar, Panigingarra’nın çok yönlü doğasını yansıtır. Emetuersag’ın “kahramanlığa layık ev” olması, onun savaşçı bir yönünü; Eutul’un “sürü evi” olması, pastoral ve tarımsal bir rolünü gösterir. Enigurru’nun Ishtar ile paylaşılması, Adab’ın daha geniş Mezopotamya panteonuna entegrasyonunu ve Panigingarra’nın diğer tanrılarla olan ilişkisini ortaya koyar. Tüm bu tapınakların Adab’da olduğu varsayımı, onun şehirdeki merkezi konumunu pekiştirir.
Ailesel Bağlar: Ninhursag ve Šulpae’nin Oğlu
Panigingarra’nın ailesi, Mezopotamya mitolojisinin önemli figürleriyle doludur. Annesi Ninhursag, bereket, doğum ve doğanın besleyici yönleriyle ilişkilendirilen güçlü bir tanrıçadır. Babası Šulpae ise Jüpiter gezegeniyle bağlantılı bir tanrıdır ve bazı hastalıklarla ilişkilendirilir. An = Anum tanrı listesine göre, Panigingarra bu çiftin oğludur.
Weidner tanrı listesinde, Panigingarra, annesinin başka bir oğlu Ashgi ile yan yana yer alır. Ashgi, Adab ile de bağlantılıdır ve bu, Panigingarra’nın ailesel bağlarının şehir kültüyle nasıl örtüştüğünü gösterir. Ayrıca, mektuplardaki selamlama formüllerinde Ninhursag ile birlikte anılması, onun annesiyle olan yakınlığını ve dini ritüellerdeki yerini vurgular.

Ninurta ile Özdeşleşme: Geç Dönemlerdeki Değişim
Geç dönem kaynaklarında, Panigingarra, Ninurta ile özdeşleştirilmiştir, Pabilsaĝ’a benzer şekilde. Wilfred G. Lambert, onu “Ninurta’nın bir formu” olarak tanımlar. Ninurta, Mezopotamya panteonunda tarım, avcılık ve savaşla ilişkilendirilen önemli bir tanrıdır. Bu özdeşleşme, Adab’ın etkisinin azalması veya dini pratiklerin evrilmesiyle Panigingarra’nın kimliğinin daha geniş tanınan bir tanrıya entegre edildiğini gösterebilir. Bu, Mezopotamya’da sık görülen bir süreçtir; yerel tanrılar, zamanla daha büyük panteonlara dahil edilmiştir.
Edebi Temsiller: Mizahi ve Kültürel Anlatılar
Panigingarra, Mezopotamya edebiyatında birkaç yerde anılır. En dikkat çekici olanı, “Adab’dan Üç Öküz Sürücüsü” adlı mizahi bir hikayedir. Bu hikaye, mahkeme süreçlerini parodileştiren bir anlatıdır ve Panigingarra’yı “bilge, âlim, Adab’ın tanrısı” ve “kâtip” olarak tasvir eder. Bu, onun sadece ciddi bir tanrı olmadığını, aynı zamanda halk kültüründe mizahi bir figür olarak yer aldığını gösterir. Belki de bu hikaye, Adab’da festivaller sırasında anlatılır, toplumu bir araya getirir ve tanrının daha erişilebilir bir imajını yaratır.
Ayrıca, Urash ve Marduk ile ilgili bir mitte de geçer, ancak bu metin kötü korunmuş olduğundan detaylar sınırlıdır. Yine de, bu referanslar Panigingarra’nın edebi gelenekte bir yer edindiğini ve farklı bağlamlarda anıldığını gösterir.

Sonuç ve Miras
Panigingarra, Adab’ın koruyucu tanrısı olarak, şehirin dini ve kültürel yaşamında merkezi bir rol oynamıştır. Kudurru ile bağlantısı, hukuki düzen ve mülkiyet güvenliğiyle olan bağını; tapınakları, çok yönlü doğasını yansıtır. Ailesel bağları ve Ninurta ile özdeşleşmesi, onun Mezopotamya panteonundaki yerini ve evrilen kimliğini ortaya koyar. Edebi temsilindeki mizahi unsurlar, onun halk kültüründe de yer aldığını gösterir.
Zamanla Adab’ın öneminin azalmasıyla Panigingarra’nın kültü de unutulmuş olabilir, ancak onun hikayesi, Mezopotamya mitolojisinin zenginliğini ve yerel tanrıların dinamik doğasını anlamak için önemli bir pencere sunar. Bu tanrının mirası, arkeolojik buluntular ve edebi metinler aracılığıyla günümüze ulaşır ve antik dünyanın inanç sistemlerini keşfetmek isteyenler için bir davetiye sunar.
Ana Kaynaklar