Mitoloji

İnka Mitolojisi: And Dağlarının Gizemli Dünyası

And Dağlarının doruklarında, bulutlarla iç içe geçmiş kadim bir uygarlık, büyüleyici hikayeleriyle günümüze ışık tutmaya devam ediyor: İnka İmparatorluğu. Bu görkemli imparatorluk, yalnızca taş işçiliği, tarım teknikleri ve Machu Picchu gibi ikonik eserleriyle değil, aynı zamanda derin mitolojik anlatılarıyla da tarihe damgasını vurmuştur. İnka mitolojisi, And Dağları’nın coğrafi zenginliklerinden ve insanların doğayla uyum içinde yaşama arayışından beslenen, oldukça kompleks bir inanç sistemidir.

Bu yazıda, İnka mitolojisinin temel tanrılarını, yaratılış efsanelerini ve bu mitolojinin modern kültüre olan etkilerini keşfedeceğiz. Hem mitoloji araştırmacıları hem de bu alana ilgi duyan herkes için İnka mitolojisinin derinliklerine doğru keyifli bir yolculuğa çıkıyoruz.

Antik Amerika’nın en büyük topluluklarından biri olan İnka uygarlığı, mitolojisine ve dinine derinden bağlıydı. Maneviyat, İnkaların günlük yaşamlarının merkezi bir parçasıydı. İnançları, doğa ve evrenle yakın ilişkilerini yansıtan birçok tanrı ve ruhu içeriyordu.

16. yüzyıla dek Pasifik sahili boyunca bugünkü kuzey Ekvator’dan merkez Şili’ye dek büyük bir imparatorluğu yöneten bir halk olan İnkalar geride yazılı tarih bırakmadıklarından haklarında bilinenler sözlü gelenek ve arkeolojik bulgulara dayanmaktadır. İnkalar, Kuzko merkezli bir devlet kurmuş, 4. imparator zamanında sınırlarını genişletmeye başlamış, sekizinci imparator zamanında genişleme devletin temel politikası haline gelmiş, Topa İnka Yupankui zamanında (1471–93) ise imparatorluk kuzey ve güneyde en büyük sınırlara ulaşmıştır.

İnka Medeniyeti
İnka Medeniyeti

İnka dini

İnka tapanları çok tanrılılık uyguluyorlardı , yani aynı anda birden fazla tanrıya tapıyorlardı. Güneş tanrısı Inti en çok saygı duyulan tanrı olsa da, diğer önemli tanrılar arasında ay tanrıçası Mama Killa; gök gürültüsü tanrısı Illapa; ve toprak tanrıçası Pachamama vardı.

İnkalar, tanrılarının hayatlarını doğrudan etkileyebileceklerine ve onlarla iletişim kurabileceklerine inanıyorlardı. Doğanın dengesini korumak için, bu tanrıları onurlandırmak ve memnun etmek için hayvanlar ve değerli eşyalar sunarak kurbanlar verdiler.

İnka dini ayrıca ataları onurlandırmanın önemini vurguluyordu. Atalarının tanrılarla özel bir bağları olduğuna ve onların adına konuşarak kaderlerine yön verebileceklerine inanıyorlardı. İnkalar büyüklerine büyük saygı gösteriyorlardı ve onların öbür dünyadaki mutluluklarını garantilemek istiyorlardı.

Karşılıklılık İnka dininde temel bir ilkeydi. Tanrılarına saygı gösterip onları onurlandırarak karşılığında tanrıların iyiliğini göreceklerine inanıyorlardı. Bu karşılıklılık fikri hayatlarının her alanında merkezi bir yer tutuyordu.

İnka Mitolojisi

Güneş tanrısı, yaratıcı tanrı ve yağmur tanrısından oluşan üçlü panteon ve bu tanrılara yapılan ibadet 1532 yılında gerçekleşen İspanyol istilasına dek devlet dininin gereği olarak saygı görmüştür. İnkaların varisi kabul edilen Keçuva halkı Roman Katolik dinine geçmekle birlikte bazı pagan adetlerini ve eski masallarını günümüze dek muhafaza etmeyi başarmıştır. Peru ile Bolivya arasında And Dağları üzerinde bulunan Titikaka gölü bölgenin yerlileri Aymaraların söylencelerinde önemli bir role sahiptir. Bununla birlikte Aymaraların göl kıyısında anıtsal taşları halen görülebilen MS 500-1200 arasında varlığını sürdürmüş Tiyahuanako uygarlığının mirasçısı olup olmadıkları bilinmemektedir.

15. yüzyılın başlarında İnkalar tarafından, 16. yüzyılda İspanyollar tarafından fethedilen bölgeden kaydedilen en önemli efsane 1550 yılında Peru valisinin tercümanı Juan De Betanzos tarafından kaydedilen bir yaratılış efsanesidir.

Bu söylenceye göre her şeyin yaratıcısı Efendi Kon Tiki Virakokha hiçlikten çıkmış, önce dünya ve gökyüzünü ardından dev insanları yaratmıştır. Kon Tiki Virakokha devlerin itaatsizliği üzerine Titikaka gölünün sularından çıkarak devleri taşa çevirmiş ve yeryüzüne en yüksek dağları bile kaplayan bir tufan göndermiştir. Ono Pakakoti adıyla bilinen bu tufanın ardından Virakokha yeryüzünü yeniden şekillendirmiş, taşları oyarak hayvan ve insanları yaratmıştır.

Virakokha ile deniz tanrıçası eşi Mama Kokha’nın (Deniz Ana) güneş tanrısı ve İnkaların atası kabul edilen İnti’nin babası olduğuna inanılmaktadır. İnti insan yüzlü altın bir disk formunda tasvir edilmektedir. Güneş tanrısı İnti ile eşi evlilik, takvim ve festival günlerinin koruyucusu ay tanrıçası Mama Quilla’dan Manko Kapak, Pakha Kamak ve Kon adlı üç oğlu doğmuş, bunlardan Manko ilk İnka hükümdarı olmuştur.

image 5 22
İnka Mitolojisi: And Dağlarının Gizemli Dünyası 17

Pakha Kamak ise İnka dininin kurucusu hatta ilk erkek ve kadının yaratıcı kabul edilmektedir. Bununla birlikte ilk insan çiftine yiyecek vermeyi unutunca erkek ölmüş kadın ise Pakha Kamak’ı ihmalkârlıkla suçlamıştır. Pakha Kamak kadını hamile bırakmış ve doğan oğullarını parçalayarak ilk meyve ve sebzeleri oluşturmuştur. Tanrı kadından doğan ikinci oğlu Vikhama kaçınca kızıp annesini öldürmüştür. Çocuk annesinin intikamını babasını denize doğru sürerek aldıktan sonra, 3 yumurta üzerinde kuluçkaya yatmış ve yeni bir insan ırkının ortaya çıkmasını sağlamıştır. İnti’nin diğer oğlu Kon ise yağmur ve güney rüzgârı tanrısı olup, kardeşi Pakha Kamak ile savaşınca kuzeye kovulmuş böylece kuraklık ve kıtlık ortaya çıkmıştır.

Kalp ve neşe tanrıçası Kokomama bir diğer İnka tanrıçası olup Koka ağacı formunda tasvir edilmekte şafak ile özdeşleştirilip, bakire kızların koruyucusu kabul edilmekteydi. Çok memeli olarak tasvir edilen hasat ve yeryüzü tanrıçası Mama Allpa, mısır formunda tasvir edilen tahıl tanrıçası Zaramama veya Mamazara ile ışık yıldırım tanrıçası Apotequil veya Apokatequil ise diğer İnka tanrıçalarıydı.

İnkaların bölgeyi ele geçirmesi ve Tiyahuankolar üzerinde egemenlik kurmasının ardından İnka Güneş Tanrısı, Virakokha’nın yerini almıştır. İnka yaratılış efsanesi Kuzko (Cusco) kentini kuruluşu ve İnkaların komşularına üstünlük kurmasının sebeplerini açıklamaya yönelik bir böbürlenme öyküsüdür. Kardeşlerinin ihanetine uğrayan güneşin oğlu Ayar Kakhi, hapsedildiği mağaradan bir kuşa dönüşerek çıkmış, intikam almamış ama iki kardeşi ve üç kadına işaret ettiği mevkide Kuzko kentini kurmalarını tembihlemiş, kendine düzenli kurbanlar verilmesine karşılık Kuzko halkının savaşta yenilmezliğini garanti etmiştir.

Peru’nun 1532, yılında Francisco Pizarro (1475-1541) tarafından fethedilmesinin ardından yerli halk hızla Hıristiyanlaştırılmış yerli kültür ve inanışlar hızla unutulma sürecine girmiştir. Bununla birlikte bir İspanyol komutan ile İnka prensesinin oğlu olan İnka Garcilaso de la Vega tarafından kaleme alınan Comentarios Reales de los Incas (İnka Krallığı Üzerine Notlar) adlı bir kitap 1609 yılında İspanya’da yayınlanmıştır. Bu kitap Güneş tanrının kendi çocukları olan İnkalara Titikaka gölü civarında yaşayan yerli halklara hükmetme emri vermesini, ardından Manko Kapak, Mama Oklo ve Huako’nun birlikte Kuzko kentini kurmasının öyküsü anlatılmaktadır.

İnkalar yaratıcı tanrı Virakokha ve diğer tabiat tanrılarına tapınır, ayinlerinde çiça adlı bir içkiyle sarhoş olup lama ve yaban domuzu kurban ederlerdi. Bu halk imparatorlarının güneş tanrısı İnti’nin çocukları olduğuna inanmakla kalmıyor aynı zamanda kendilerine bağlı halkları güneş soyundan gelen imparatora tabi olmalarının yanı sıra İnka dinini de kabullenmek zorunda bırakıyorlardı.

Güneş tapınaklarında Güneş bakireleri, çocuklar ve savaş esirleri kurban edilmekteydi. Güneş bakirelerinin kurban edildiği İmparator değişimi ya da güneş tutulmaları gibi olağanüstü olaylar dışında dinsel ayinler tarla ekim zamanı, hasat zamanı, vergi dönemi gibi belirli bir takvim düzeni dâhilinde yapılmaktaydı. İnka inanışında göre gökyüzünde saçlardan örülmüş dar bir köprüden geçilerek ulaşılan Hanan Pakha adlı cennet, toprağın altında, dünyanın merkezinde ise Uka Pakha adlı soğuk, karanlık ve sonsuza dek aç kalınacak yeraltı dünyası bulunmaktaydı.

image 56
İnka Mitolojisi: And Dağlarının Gizemli Dünyası 18
İnka Duası: İnsanı Yaradana
Gün doğuyor ışıklarla, saygı gösterisi için
İnsanı yaratana
Yüksek göklerde bulutlar kaçıyor, utanarak
İnsanı Yaratanın karşısında
Yıldızların tanrısı, Güneş babamız saçlarını yayıyor, ayaklarına
Rüzgâr da bir yandan ağaçların tepesini sarıyor,
İndiriyor aşağı dalları
Kuşlar şakıyor ağaçlarda saygılarını sunuyorlar, dünyayı yaratana
Bütün güzel çiçekler, renklerini ve güzel kokularını ortaya çıkarıp yayıyorlar
Sudan bir ayna olanGölün dibi neşeli balıkların mutlu sığınağıdır
Şiddetli sel boğuk şarkısıyla Virakoka’nın övgülerini yansıtıyor
Bir yandan kaya da yeşillikle örtülüyor ve akarsu yarığındaki orman taze çiçeklerini göz önüne seriyor
Ve dağda oturanlar, yani Yılanlar Halkı Tanrının ayaklarına doğru kayıyorlar
Ve kalbim her gün doğuşunda senin övgünle doludur,
Babam, Yaradanım.

Rahipler ve Dini Örgütler

İnka dini iyi organize edilmişti ve rahipler ritüelleri yönetmede, tanrılardan gelen işaretleri yorumlamada ve tapınakları yönetmede önemli bir rol oynuyordu. Güneşin Baş Rahibi veya Willaq Umu , en yüksek dini liderdi ve Sapa İnka (imparator) ile tanrılar arasındaki ana bağlantı olarak hizmet ediyordu. Inticancha ( Coricancha ) gibi tapınaklar, günlük ritüelleri gerçekleştiren ve adakları yöneten adanmış rahipler ve rahibeler tarafından yönetiliyordu.

Dini eğitim katıydı ve genç oğlanlar genellikle soylu ailelerden rahip olmak üzere seçilirdi. Onlara astronomi, din ve falcılık öğretilirdi, olayları tahmin etmek ve çiftçilik uygulamalarını yönlendirmek için yıldızları, hava modellerini ve diğer doğal işaretleri okumada yetenekli hale gelirlerdi.

İnka ritüelleri ve törenleri

İnka ritüelleri ve törenleri günlük yaşamın büyük bir parçasıydı ve İnka halkının sosyal, politik ve ruhsal refahı için önemliydi. Büyük festivallerden basit günlük adaklara kadar, bu ritüeller İnka halkının tanrılarına ve çevrelerine olan derin saygısını gösteriyordu.

İnti Raymi Festivali

En önemli İnka törenlerinden biri Güneş Festivali olan Inti Raymi’ydi . Bu büyük kutlama her yıl 21 Haziran’da, yani güneşin dünyadan en uzak olduğu kış gündönümünde yapılırdı. Festival , İnka dinindeki en önemli tanrı olan ve İnka yöneticilerinin atası olduğuna inanılan Güneş Tanrısı Inti’ye adanmıştı.

Sömürgeci etki nedeniyle, Inti Raymi festivalinin tarihi 21 Haziran’dan 24 Haziran’a değiştirildi ve bu tarih, Hristiyanların Vaftizci Yahya bayramı ve İnka takviminden Gregoryen takvimine geçişle aynı zamana denk getirildi. Ayrıca, 24 Haziran Peru’da tarım işçilerini onurlandıran Çiftçi Günü (” Día del Campesino “) olarak da kutlanıyor. Bu ikili önem, 24 Haziran’ı Peru’da kültürel ve tarımsal bir kutlama günü olarak pekiştirdi.

Capac Cocha (İnsan Kurbanı)

Capac Cocha, yalnızca doğal afetler veya bir imparatorun ölümü gibi olağanüstü olaylar sırasında gerçekleştirilen insan kurban etmeyi içeren kutsal bir İnka ritüeliydi. İnkalar, çocuklar veya savaş esirleri gibi maddi dünyaya daha az bağlılığı olan saf kabul edilen bireyleri kurban etmenin, kurbanı daha güçlü ve tanrılar için daha hoş hale getireceğine inanıyordu.

Capac Cocha ile ilgili en ünlü keşif, 1999’da Arjantin’deki Llullaillaco Dağı’nın zirvesinde bulunan “Llullaillaco Çocukları”dır. Üç iyi korunmuş mumya -iki kız ve bir erkek- keşfedildi ve bunların bir Capac Cocha töreninde kurban edildiğine inanılıyor. Giysileri, saçları ve ciltleri neredeyse mükemmel bir şekilde korunmuştu ve araştırmacılara ritüelin ayrıntıları ve bu çocukların kurban edilmeden önceki yaşamları hakkında değerli içgörüler sağladı.

image 5 23
İnka Mitolojisi: And Dağlarının Gizemli Dünyası 19

Pachamama’yı onurlandırmak

Pachamama, Toprak Ana, İnka mitolojisindeki en önemli tanrılardan biriydi. İnkalar onun hayat, bereket ve iyi ürünler verdiğine inanıyorlardı. Onu onurlandırmak için günlük ritüeller gerçekleştiriyor ve özellikle ekim ve hasat sırasında adaklar sunuyorlardı. “Despachos” olarak adlandırılan bu adaklar, onun kutsamalarını almak için gömülen veya kutsal yerlere yerleştirilen küçük koka yaprakları, mısır, chicha (geleneksel bir mısır birası) ve diğer yiyeceklerden oluşan paketlerdi.

Ağustos, tarım yılının başlangıcını işaret ettiği için Pachamama’yı onurlandırmak için önemli bir ay oldu. Bu dönemde İnkalar iyi bir büyüme mevsimi istemek için özel ritüeller gerçekleştirdiler. Ağustos ayındaki sunular ve törenler daha ayrıntılıydı ve toprağa olan derin bağlarını ve Dünya Ana’ya olan saygılarını yansıtıyordu.

Capac Raymi

Capac Raymi , Aralık gündönümünde kutlanan ve yağmur mevsiminin başlangıcını ve yeni bir tarım döngüsünün başlangıcını işaret eden İnka takvimindeki önemli bir festivaldi. “Kraliyet Evi Bayramı” olarak da bilinen bu festival, özellikle soylu ailelerden gelen genç İnka erkek çocukları için, erkekliğe geçişlerinde önemli bir geçiş ayiniydi. İnka İmparatorluğu’ndaki en önemli kutlamalardan biriydi ve tanrıları onurlandırmak ve önümüzdeki yıl başarılı bir hasat sağlamak için ritüeller, danslar ve adaklarla doluydu.

İnka Dininde Kutsal Hayvanlar

İnka dininde birçok hayvan kutsal ve çok önemli kabul edilirdi. En önemli hayvanlardan bazıları pumalar, kondorlar ve yılanlardı ve her biri İnka inançlarının farklı bölümlerini temsil ediyordu. Diğer hayvanların da özel anlamları vardı ve manevi geleneklerinde önemli roller oynuyorlardı.

İnkalar dünyanın İnka Üçlemesi olarak bilinen üç bölüme ayrıldığına inanıyorlardı. Tanrılar, güneşin doğduğu üst dünya olan Hanan Pacha’da yaşıyordu. İnsanlar günlük hayatın yaşandığı ve ayın battığı orta dünya olan Kay Pacha’da yaşıyordu. Ukju Pacha , yeraltı dünyasıydı, ölülerin yeriydi. Üç hayvan – akbaba, puma ve yılan – bu üç alemi temsil ediyordu.

Kondor

Kondor kutsal bir kuş ve tanrıların habercisi olarak görülüyordu. Genellikle dini törenlerde kullanılıyordu. İnkalar kondorun diğer tüm kuşlardan daha yükseğe uçabileceğine ve geleceği görme gücüne sahip olduğuna inanıyordu. Hanan Pacha’nın bir sembolü olarak kondor , insanları tanrılarla ve göklerle ilişkilendiriyordu.

Puma

Puma , İnka dininde önemli bir semboldü. Yaşamda güç ve rehberliği temsil ediyordu. İnkalar, pumanın evleri ve aileleri koruduğuna ve yaşayanların dünyası olan Kay Pacha ile bağlantılı olduğuna inanıyordu. Puma, güç ve cesareti sembolize ediyordu ve dünyada dengeyi korumaya yardımcı olduğu düşünülüyordu.

Yılan

Yılanın özel güçlere sahip olduğuna inanılıyordu ve yeraltı dünyası olan Ukju Pacha ile bağlantılıydı . İnkalar, yılanların yeraltı dünyasıyla bağlantı kurabileceğini ve insanların yaşam ve ölümün gizemlerini anlamalarına yardımcı olabileceğini düşünüyorlardı. Yılan , değişim ve yenilenmenin sembolü olarak görülüyordu.

Lama

Lamalar İnka kültüründe oldukça değerliydi. Mal taşımak, et ve yünleri için kullanılırdı. İnkalar lamaların tanrıların hediyesi olduğuna ve dini ritüellerde önemli bir rol oynadığına inanırdı. Lamalar çiftçiliğe yardımcı olabilecek ve yiyecek sağlayabilecek kutsal hayvanlar olarak görülürdü, bu da onları hem günlük yaşam hem de manevi uygulamalar için önemli hale getirirdi.

Tilki

Tilki , zekası ve hayatta kalma yeteneği nedeniyle hayranlık uyandırıyordu. İnkalar tilkiyi, yaratılış tanrısı Viracocha tarafından verilen zekâ ve stratejinin sembolü olarak görüyorlardı . Tilkinin farklı ortamlara uyum sağlama yeteneği onu İnka mitolojisinde saygı duyulan bir hayvan haline getirmişti.

Köpek

Köpekler İnkalar tarafından kutsal kabul edilirdi. Ruhları öbür dünyaya yönlendirmeye yardımcı olduklarına inanılırdı. İnsanlar genellikle köpeklerini onlarla birlikte gömerdi, çünkü köpeklerin onları zararlı ruhlardan koruyacağına inanırlardı. Köpek hem yaşamda hem de ölümde sadık bir arkadaş olarak görülürdü ve ruhu yolculuğunda yönlendirirdi.

Ayı

Ayı , güç, kuvvet ve cesaretin simgesiydi. İnkalar, ayıların onları korumak için geri dönen eski savaşçıların ruhları olduğuna inanıyordu. Ayı, zihinsel ve fiziksel gücü temsil ediyordu ve güçlü bir koruyucu olduğu düşünülüyordu .

İnka Dininde Ahiret: Ölümün Ötesine Yolculuk

image 1 3
İnka Mitolojisi: And Dağlarının Gizemli Dünyası 20

İnka dininde, öbür dünya, bir kişinin hayattayken yaptığı eylemler ve davranışlardan etkilenen yaşamın bir devamı olarak görülüyordu. İnkalar, birisi öldüğünde ruhunun üç yerden birine doğru bir yolculuğa başladığına inanıyordu: Hanan Pacha (üst dünya), Kay Pacha (dünyevi dünya) veya Ukhu Pacha (yeraltı dünyası).

Hanan Pacha : Bu, iyi ve dürüst hayatlar yaşayan ruhların gittiği bir cennet gibi üst dünyaydı. Bu ruhlar güneş tanrısı Inti’ye veya yaratıcı tanrı Viracocha’ya katılır ve sonsuza dek barış ve ışık içinde yaşarlardı.

Ukhu Pacha : Burası yeraltı dünyasıydı, ruhların kendilerini yansıtmak ve temizlemek için gittiği bir yerdi. Daha az erdemli hayatlar yaşayanlar veya beklenmedik şekillerde ölenler, muhtemelen daha iyi bir yere taşınmadan önce burada zorluklarla karşı karşıya kalıyorlardı.

Kay Pacha : Bu, insanların günlük hayatlarını yaşadıkları dünyevi dünyadır. İnkalar, ölümden sonra bazı ruhların ailelerine yakın kaldığına, günlük hayatı etkilediğine ve ritüeller ve adaklar aracılığıyla saygıya ihtiyaç duyduğuna inanıyordu.

Atalara Tapınma ve Mumyalar

Atalara tapınma İnkalar için çok önemliydi. Özellikle yüksek statüdeki atalarını mumyaladılar ve onları tapınaklarda sakladılar veya özel törenler sırasında dışarı çıkardılar. Bu mumyaların yaşayanları koruduğuna ve insanlar ile tanrılar arasında haberci olarak hareket ettiğine inanılıyordu. Onları mutlu tutmak için onlara düzenli olarak yiyecek ve içecek gibi adaklar verildi.

Öbür Dünyaya Hazırlık

Öbür dünyaya hazırlanmak için ölüler genellikle yolculuklarında onlara yardımcı olacak çanak çömlek, aletler ve yiyecek gibi önemli eşyalarla gömülürdü. Soylular gibi önemli kişiler için cenazeler, Hanan Pacha’da iyi bir yer veya Ukhu Pacha’da daha kolay bir yolculuk sağlamak için çok ayrıntılıydı.

Ahlaki Kurallar ve Rahipler

İnkalar basit bir ahlaki kurala uyuyorlardı: Ama Sua, Ama Llulla, Ama Quella (Çalma, yalan söyleme, tembel olma). Bu kuralın onların öbür dünyadaki kaderlerini etkilediğine inanılıyordu. Amautas olarak bilinen rahipler , ruhların yolculuklarında onlara rehberlik etmek için özel ritüeller gerçekleştiriyor ve insan dünyası ile tanrılar arasında bir köprü görevi görüyorlardı.

İnkaların öbür dünyaya bakış açısı, ölümü bir son olarak değil, başka bir hayata doğru bir adım olarak gördüklerini gösteriyor. Tanrılarla uyum içinde yaşamaya, atalara saygı göstermeye ve doğal dünyaya saygı duymaya inanıyorlardı; bu da ölümden sonra iyi bir yolculuk yapmalarına yardımcı olacaktı.

Hıristiyanlığın İnka Dini Üzerindeki Etkisi

image 5 21
File:Millais Pizarro Seizing the Inca of Peru.jpg – Wikimedia Commons

İspanyol fatihler 16. yüzyılın başlarında geldiklerinde İnka İmparatorluğu’nun dini inançlarını değiştirdiler. İspanyollar İnka inançlarını Hristiyanlıkla değiştirmek istediler. Ancak bu inançları tamamen değiştirmek yerine, senkretizm olarak bilinen Hristiyan ve İnka uygulamalarının bir karışımı gelişti . Bu din karışımı, günümüzde hala Peru ve And Dağları’ndaki kültürü etkiliyor.

İspanyollar And Dağları’na vardıklarında, derin bir dindar toplum buldular. İnkalar birçok tanrıya, özellikle de güneş tanrısı Inti’ye tapıyorlardı . Ayrıca doğanın kutsallığına inanıyorlardı, dağları, nehirleri ve hatta taşları ruhsal güce sahip olarak görüyorlardı. Atalara tapınma önemliydi, ataların yaşayanları yönlendirdiğine ve koruduğuna inanılıyordu.

İspanyol misyonerler bu inançları yanlış olarak gördüler ve İnkaları Hristiyanlığa döndürmeye çalıştılar. Tapınakları yıktılar, geleneksel ritüelleri yasakladılar ve İnka dinini Katoliklikle değiştirmek için kutsal yerlere kiliseler inşa ettiler.

Ancak dönüşüm tamamlanmadı. İnkalar, Hristiyanlığın unsurlarını kendi inançlarıyla birleştirerek iki dinin benzersiz bir karışımını yarattılar.

Senkretizm, İnkaların hem direnmesi hem de değişikliklere uyum sağlaması nedeniyle ortaya çıktı. Bazı Hristiyan uygulamalarını benimsediler ancak bunları kendi inançları aracılığıyla anladılar.

  • Azizler ve Atalar : Birçok Katolik aziz, İnka tanrılarına veya atalarına benziyordu. Örneğin, toprak tanrıçası Pachamama , Meryem Ana ile bağlantılıydı. Bu, İnkaların geleneklerini Hristiyan ibadeti görünümü altında sürdürmelerine izin verdi.
  • Festivaller : İnka festivalleri Hristiyan takvimine uyacak şekilde ayarlandı. Kış gündönümü sırasında güneş tanrısı için düzenlenen İnti Raymi festivali, Vaftizci Yahya bayramıyla aynı zamana denk gelmesi için 24 Haziran’a alındı . Bu, İnkaların Hristiyanlığı takip ediyormuş gibi görünürken geleneklerini sürdürmelerine olanak sağladı.
  • Kiliseler ve Kutsal Yerler : Kiliseler, her iki mimari stili harmanlayarak İnka tapınaklarının üzerine inşa edildi. Bazı kiliseler, inançların karışımını göstererek, Hristiyan sembollerinin yanında yerel sembolleri bile içeriyordu.
  • İnka Anlamlarına Sahip Hristiyan Sembolleri : Başlıca Hristiyan sembolü olan haç, İnkalar tarafından İnka inançlarında önemli olan chakana’yı (And Dağları haçı) temsil etmek üzere uyarlanmıştır . Hristiyan sembollerinin bu şekilde kullanılması İnkaların manevi inançlarını yeni bir biçimde korumalarına yardımcı olmuştur.

Günümüzde Hristiyanlık ve İnka dininin karışımı Peru ve diğer And bölgelerinde hala mevcuttur. Birçok yerli halk, geleneksel inanç ve gelenekleri içeren bir Hristiyanlık versiyonunu takip eder.

  1. Festivaller ve Hac Yolculukları : Cusco’daki Qoyllur Rit’i ve Corpus Christi gibi modern festivaller , Katolik törenlerini yerel danslar ve adaklarla birleştirir.
  2. Ritüeller ve Adaklar : Birçok topluluk Pachamama’yı onurlandırmak için hala pagos a la Tierra veya Despachos (toprak adakları) yapıyor ve ayrıca her iki dinin bir karışımını gösteren Katolik ayinlerine katılıyor.
  3. Şifa Uygulamaları : Geleneksel şifacılar veya curanderolar , hem Hristiyan azizlerini hem de İnka tanrılarını kullanarak Katolik dualarını eski And şifa yöntemleriyle birleştirirler.
  4. Ev Tapınakları : Birçok evde hem Hristiyan hem de yerel semboller bulabilirsiniz; örneğin And Dağları haçlarının yanında haçlar, Pachamama’nın yanında Meryem Ana resimleri gibi, her iki dinden de öğeler harmanlanmıştır.

Hristiyanlığın İnka dini üzerindeki etkisi And Dağları’nda benzersiz bir inanç karışımı yarattı. Yerli inançları tamamen ortadan kaldırmak yerine Hristiyanlık onlarla harmanlandı ve bugün de devam eden bir gelenek yarattı. Bu inanç karışımı, geleneklerini korurken yenilerini kabul eden And Dağları halkının gücünü ve uyum yeteneğini gösteriyor.

Günümüzde And Dağları maneviyatı bu karışımın canlı bir örneğidir ve iki kültürün nasıl bir araya gelip hem geçmişe hem de bugüne saygı duyan yeni inanç biçimleri yaratabileceğini göstermektedir. Bu senkretizm bugün And Dağları’ndaki birçok insanın hayatını şekillendirmeye devam etmektedir.

İnka Mitolojisi Sözlüğü

Aklla, Güneş bakireleri İnka güneş tapınaklarında bulunan hiyerarşik gruplardan (diğerleri: rakipler, kâhinler, hizmetkârlar) bir tanesi olan güneş bakirelerine verilen isimdir. Güneş bakireleri kurban törenleri sırasında içilen mayalanmış mısır içkisi (çikka) hazırlar, kumaş dokur, imparatorun değişmesi ya da güneş tutulması gibi olağanüstü durumlarda bizzat kurbanın kendisi olurlardı.

Altın Evi Kuzco kentini kuran Ayar Manko’nun ilk inşa ettiği saz damlı basit evin adı olup zamanla büyük bir güneş tapınağına dönüştürülmüştür.

Amautalar Tarih ve efsaneleri derleyen bilge kişilerin adıdır.

Apaçita 1. Yolcuların koruyucusu olan bir ruhun adıdır.

  1. Kutsal kabul edilen ve ruhların yaşadığına inanılan dağların tepesindeki höyüklerin adıdır.

Apo Bir dağ tanrısının adıdır.

Apo İnti İnti’nin görünümlerinden birisi olup, ‘güneş tanrısı’ olarak tasarlanmıştır.

Apotekuil, Apokatekuil Şimşek tanrısı olup aynı zamanda ay tanrısının papazlarından birisinin de adıdır. Dağ zirvelerinde heykelleri bulunmaktaydı.

Apu İllapu Şimşek tanrısının adıdır.

Apu Punçau Peru’da yaşamış İnkaların inancında güneşe verilen isimlerden birisi olup ‘gündüzün kafası’ anlamındadır.

Apu Punçau Peru’da yaşamış İnkaların inancında güneşe verilen isimlerden birisi olup ‘gündüzün kafası’ anlamındadır.

Ataguçu Yaratılış sürecinde etkisi bulunan bir tanrının adıdır. Bkz. Ataguju

Ayar Ayka İnti’nin oğlu olan efsanevi atalardan tarım tanrısının adı olup, erkek ve kız kardeşleriyle birlikte yeryüzüne yerleşmiştir.

Ayar Kaçi Cuzco kentinin kurucusu kabul edilen güneşin üç oğlundan birisidir. Kardeşleri tarafından hapsedildiği mağaradan kuş olup uçarak çıkmış ve kardeşlerine Cuzco kentini kuracakları mevkiyi işaret etmiş, kendine kurban sunmaları karşılığında İnkalara savaşta yenilmezlik vaat etmiş ardından kardeşi Ayar Uço ile birlikte taşa dönüşmüşlerdir. Son kardeş Ayar Manko ise Cuzco kentini kurmuş, adını ‘Manko Kapaç’ olarak değiştirdikten sonra, ‘Altın Evi’ inşa etmiş ve kenti başarıyla yönetmiştir.

Ayar Manko Bkz. Ayar Kaçi

Ayar Oko İntinin oğullarından birisi olup, İnri tarafından kardeşleriyle yeryüzüne gönderildiğinde taşa dönüşmüştür.

Ayar Uço Bkz. Ayar Kaçi

Çaska Venüs gezegeninin kişileştirilmiş formu olan Şafak tanrıçasının adıdır. Güneşin hizmetkârı Çaska genç kızların koruyucusudur.

Çaska Koyllur Çiçeklerin tanrısı olup bakirelerin koruyucusudur.

Ekkeko Bolluk ve zenginlik tanrısının adı olup (Bkz.) Ekkekko ile ilgili olmalıdır.

Eupai Çocukların kurban verildiği yeraltı tanrısının adıdır.

Güneş İnka dini güneş tanrısı İnti kültü etrafında şekillenmiştir.

Hanan Paça Cennete verilen isim olup ‘Yüksek Dünya’ anlamına gelmektedir. Saçlardan örülmüş bir köprüyü geçenler bu dünyaya gidebilirler.

Huakalar Dağ, ağaç, nehir, göl, kaya biçiminde rastlanılan çeşitli tabiat ruhlarının adıdır.

Huamantantak Deniz kuşlarını kontrol ederek çiftçilerin tarlalarına kuş gübresi (guano) sağlayan bir ruhun adıdır.

Huaminka Virakokha’nın gönderdiği haberciler olduğuna inanılan güneş ışığına verilen isimdir.

İllapa, İyapa, Katoylla Şimşek ve yağmur sağanağı tanrısının adı olup, And Dağların’da yaşayan Kueçua halkının dilinde ‘şimşek’ anlamındadır.

İlyapa Hava tanrısının adı olup 25 Temmuz tarihinde adına festival düzenlenmektedir. Samanyolu’ndan alıp bir testiye doldurduğu yağmuru dünyaya getiren İlyapa ‘şimşek ve gök gürlemesi’ anlamına geliyordu

İnti Halkın atası ve ülkenin tanrısı olarak kabul edilen güneş tanrısının adı olup, yaratıcı tanrı Viracoça ile eşi Mama Kuilla’nın oğludur. Genellikle insan formunda ışık ve alevler saçan yüzü altın bir disk üzerinde tasvir edilmiştir.

İnti raimi Kış dönencesinde kutlanılan bir güneş festivalinin adıdır.

Katekuil Yıldırım tanrısının adıdır.

Kavillaka Tanrıların en fakir ve en kötüsü olan Ay tanrısı Koniraya’nın meyve biçimine dönüştürdüğü spermlerini sokarak yemesini yiyerek hamile kalan bakire tanrıçanın adıdır. Utancından doğurduğu oğlunu terk ederek kaçmış ve (Peru) deniz kıyısına giderek kayalığa dönüşmüştür.

Kilya Bir ay tanrıçasının adıdır.

Kokomama, Kokamama Sağlık ve mutluluk tanrıçasının adıdır. Başlangıçta önüne gelenle yatan bir kadın olduğu için aşığı tarafından öldürülmüş, kadının vücudundan ilk koka (Latince ‘Erythroxylum coca’) ağacı çıkmıştır. Antik Perulular koka bitkisinin insanlara sağlık ve mutluluk getireceğine inanıyorlardı.

Kon Yağmur ve güney rüzgârı tanrısının adı olup, en önemli tanrı İnti’nin oğlu ve Paçakamak’ın erkek kardeşidir.

Kopakati Peru Bolivya sınırında yerlan Titicaca gölü kenarında yer alan Tiahuanaco adlı tarihi kentte tapınılan bir göl tanrıçasının adıdır.

Mama Allpa Hasat ve yeryüzü tanrıçasının adı olup, çok göğüslü olarak tasvir edilmektedir.

Mama Kokha İnsanlara balık sağlayan, balıkçı ve denizcilerin taptığı deniz tanrıçasının adı olup, Virakokha’nın karısıdır.

Mama Oello, Mama Kuilla Güneş tanrısı İnti ile ay tanrıçası Mama Kuilla’nın kızı olan ve insanlara ip eğirmeyi öğreten ana tanrıçanın adıdır.

Manko Kapak Güneş ve ateş tanrısı olup, İnka halkının atası ve Pachacamac’ın erkek kardeşidir.

Ollantay Tanrı Uirakoşa onuruna düzenlenen bir tiyatro oyununun adıdır.

Ono Pakakoti Güneş ve fırtına tanrısı Virakoça’nın yeryüzünde yaşayan devleri öldürmek için gönderdiği sel tufanının adı olup, yeni bir insan ırkı yaratmak için içlerinden iki tanesini hayatta bırakmıştır.

Paçakamak Peru’da yaşamış Yunka halkının yaratıcı tanrısının adı olup, zamanla İnka kültürüne kabul edilmiştir. Karısı Mama Paça olup, Virakoça ile Manko Kapak adlarında iki kardeşi vardır.

Pakarina Ölü atalara verilen isimdir.

Pakhamama Bir yeryüzü tanrıçasının adıdır.

Pariakaka Su, yağmur ve fırtına tanrısı olmasının yanı sıra yaratıcı tanrı olarak da saygı görür. And Dağlarında tapınılmış olan bu tanrı başlangıçta şahin formundayken zamanla insan olarak tasvir edilmiştir.

Parikia Peru civarında tapınılmış bir tanrının adı olup, insanoğlundan yeterli saygı görmediği için üzerlerine sel tufanını göndermiştir.

Pariakaka Su, yağmur ve fırtına tanrısı olmasının yanı sıra yaratıcı tanrı olarak da saygı görür. And Dağlarında tapınılmış olan bu tanrı başlangıçta şahin formundayken zamanla insan olarak tasvir edilmiştir.

Parikia Peru civarında tapınılmış bir tanrının adı olup, insanoğlundan yeterli saygı görmediği için üzerlerine sel tufanını göndermiştir.

Paşakamak Güneş ve yağmuru insanlara hediye eden yaratıcı tanrının adıdır.

Punçau Güneş tanrısının adı olup, elinde ok tutan bir savaşçı olarak tasvir edilmektedir.

Si Antik Peru’da Çimu imparatorluğu döneminde tapınılan ay tanrısının adı olup, hilal formunda ay içerisinde tüylü bir taç giyerken tasvir edilmekteydi.

Supay Peru’da Kueçua dilini konuşan İnka halkının ölüm tanrısına verdiği isim olup, bugün Ekvator ile Bolivya arasında yaşayan ve aynı dili konuşan Katolik yerliler tarafından ‘şeytan’ anlamında kullanılmaktadır.

Uira Koşa Çift cinsiyetli güneş tanrısının olan en önemli tanrının adıdır.

Uka Paça Dünyanın merkezinde yer alan ölüler diyarının adıdır. Soğuk ve karanlık bir yer olarak tasvir edilip lanetlenmiş ruhların evi olduğuna inanılırdı.

Urkaguary Yeraltı hazinelerini koruyan bir tanrının adıdır.

Viçama Güneş tanrısı İnti ile ilk yaratılan kadının ikinci oğlu olan ölüm tanrısının adıdır. Yarı üvey kardeşi Paçakamak annesini öldürünce intikamını kardeş-inin yarattığı insanları kayalara çevirerek ve Paçakamak’ı boğarak almıştır.

Virakoça, Huirakoça, Kon Tiki Vira-koça Güneş tanrısı ile fırtına tanrısının birleşik formu olan yaratıcı tanrının adıdır. Hiçlikten çıktıktan sonra önce evreni, ardından devleri yaratmış, devleri taşa dönüştürdükten sonra, gönderdiği tufanla tüm canlıları yok etmiş ardından hayvanları ve insanoğlunu (taştan oyarak) yaratmıştır. Virakoça, bugün yaklaşık beş milyon kişi tarafından konuşulan Keçua ilinde ‘Denizin köpüğü’ anlamına gelmektedir.

Zaramama, Mamazara Peru kökenli tahıl tanrıçasının adı olup kelime anlamı ‘Tahıl Ana’dır.

Daha Fazla Göster

Mitolog

Mitolog; mitoloji hayatın bir parçasıdır, eskiyi daha iyi anlayabilmek için mitolojiyide incelemek gerekir. Mitoloji hayatımızın bir parçasıdır....

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu